Vizyondaki Yeni Filmler

Azrail’i Beklerken ‘Persepolis’ ile tanıdığımız Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud ikilisinin yeni filmi ‘Azraili Beklerken/Poulet Aux Prunes’, İstanbul Festivali’nde çıkmıştı Türkiyeli sinemaseverlerin huzuruna. Mathieu Amalric, Edouard Baer, Maria De Medeiros ile Golshifteh Farahani’nin rol aldığı yapım, büyük bir keman viztüozunun tarihi kemanı kırıldıktan sonra yaşadığı hayal kırıklığını ve Azrail’i bekleyişinin öyküsü. Film, Nasser’in canını almaya gelen Azrail’i bekleyişini sekiz günlük sürede başarısız okul günlerinden erkek … Okumaya devam et Vizyondaki Yeni Filmler

Çöküş – Jared Diamond

Bir medeniyetin çökmesinden –Angkor Wat’ın terkedilmiş tapınakları, orman içinde kalmış Maya şehirleri ya da Easter Adası’nın heykellerinin kasvet verici görüntüsü gibi- daha korkunç ne olabilir? Bu yıkıntıları görüp aynı şey bizim başımıza gelmez diyecek biri var mıdır? Jared Diamond Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında Batı medeniyetlerinin dünyanın önemli bir kısmında hâkimiyet kurmalarını sağlayan teknoloji ve dokunulmazlıkları nasıl ve niçin geliştirdiğini inceliyordu. Çöküş kitabında ie madalyonun … Okumaya devam et Çöküş – Jared Diamond

Geriye Uçan Yaban Ördekleri – Tom Robbins

Geriye Uçan Yaban Ördekleri’ni elinize alıyor ve Robbins yine neyin peşinde diye düşünüyorsunuz. Bu kez hangi uzak dağ yamaçlarında, hangi tuhaf ışıklar dikkatini çekti acaba? Kimin kamp ateşinde ısıtıyor fikirlerini, imgelerini, edebi sanatını? Çingenelerin mi? Gerillaların mı? Kız izcilerin mi? Şamanların mı yoksa? Hayır, bu kez yaban ördeklerini geriye uçuruyor. Kafilede 1967 yılından 2003’e uzanan dönemde yazdığı yolculuk yazıları, öyküler, çoğu daha önce yayımlanmamış şiirler, … Okumaya devam et Geriye Uçan Yaban Ördekleri – Tom Robbins

Erken Kaybedenler – Emrah Serbes

Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz… Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi…İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler… Kolay ağlayan sert adamlar… Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı… Kıskanç, gururlu, saf ergenler… Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor… Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar… … Okumaya devam et Erken Kaybedenler – Emrah Serbes

Tatlı Rüyalar – Alper Canıgüz

Türk bir anne ile Fransız bir babadan olma Hector Berlioz –kendisi Türkiye’de yaşayan bir Fransız Türk’üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve “hayatı değişir”… “Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilirler.” Genç yazar Alper Canıgüz’ün ilk romanı yukarıda tırnak içine … Okumaya devam et Tatlı Rüyalar – Alper Canıgüz

Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk

Palahniuk’un hayal dünyasına hoş geldiniz! Yoksa kâbuslarına mı demeliydik? Palahniuk bu defa romanının odağına başka bir “marazi” karakteri, porno kraliçesi Cassie Wright’ı oturtmuş; ama bir nesne olarak. Çünkü her ne kadar konu, onun, efsanevi kariyerini kameralar önünde art arda 600 erkekle seks yaparak kıracağı bir dünya rekoruyla taçlandırmak istemesi olsa da, bu rekoru kırmasında ona yardımcı olacak tali oyuncuların, yani “damızlık erkekler”in anlatımıyla şekilleniyor roman. … Okumaya devam et Ölüm Pornosu – Chuck Palahniuk

Baştan Çıkarıcının Günlüğü – S. Kierkegaard

Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğü’nde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma “uğraşı”nı yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi “bildik” konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaard’a göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresinde toplanır. Ya/Ya Da’nın bir bölümünü oluşturan, ancak bağımsız bir bütünlüğe de sahip … Okumaya devam et Baştan Çıkarıcının Günlüğü – S. Kierkegaard

Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom

Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı, Lila, Azizler ve Âlimler ve Cuma’yı sevenler için yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Yine yoğun ve sürükleyici. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek… Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana’sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında … Okumaya devam et Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom

Altı Öykü – Joseph Conrad

Denizlerin sesini romanlarına taşıyan usta yazar Joseph Conrad farklı zamanlarda yazdığı öykülerini Altı Öykü’de bir araya getirmiş. Yazar, romanlarından aşina olduğumuz politik gerilimi ve savaş alanlarından, ıssız adalardan, gemilerin güvertesinden taşan maceracı ruhu öykülerine de sızdırıyor. Kitabın, filme de uyarlanan ilk öyküsü “Gaspar Ruiz”, İspanya’daki bağımsızlık savaşları sırasında esaretten kurtulan güçlü bir askerin hayatını anlatırken bir aşk hikâyesine de uzanıyor. “Muhbir” adlı ikinci öyküde bir … Okumaya devam et Altı Öykü – Joseph Conrad

Memleket Hikâyeleri – Ayfer Tunç

“Bu kadar çirkinleşen ve kimliğini kendi elleriyle tahrip eden şehirler bende memleket hissi değil, öfke ve öfkeden yorgun düşünce de acıma ve teessüf hissi uyandırıyor. Memleket hissi ile köklere bağlılık arasında bir korelasyon olsa gerek. Bir bütün olarak ülkeme bağlıysam da köklerime bağlı değilim. Çünkü köklerimin nerelere uzandığından habersizim. Köklerinin sızladığını duymayan insan nasıl bir memleket arar ki kendine?” Kendi şehir arşivini açıyor Ayfer Tunç. … Okumaya devam et Memleket Hikâyeleri – Ayfer Tunç