Kastamonu’nun Vazgeçilmezi “Simit Tiridi”

“Tiridine bandım” isimli Kastamonu türküsüne adını veren “simit tiridi”, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin vazgeçemediği lezzetlerin başında geliyor.

Yemek, Kastamonulu ustalar tarafından geleneksel tarifiyle yapılmaya devam ediliyor. Kentte 45 yıldır kendisine ait lokanta tirit yapan usta Hasan Köse (75), Kastamonu’nun eski bir yerleşim yeri olduğunu, simit tiridinin de yaklaşık 400 yıllık geçmişi bulunduğunu söyledi.

Geçmiş yıllarda bayat simitlerin israf olmaması için tirit yapılmasıyla yemeğin yaygınlaştığını ifade eden Köse: “Eskiden Kastamonu’nun her lokantasında bu yemek yapılıp müşterilere ikram edilirdi. Şimdi artık bir ben, bir de yöresel yemek yapan küçük lokantalarda ev hanımları yapıyor. Aslına uygun olarak hazırlayan birkaç kişi kaldı. Dinimizde israf etmek haramdır. Evlerde hanımlar bayatlayan köy ekmeklerinden bu yemeği yapıyor ancak simit tiridi kadar lezzetli olmuyor.

Kentimize gelen turistler muhakkak bu lezzeti tadıyor.” Yıllardır simit tiridi yaparak aile ekonomisine katkıda bulunan Satiye Dumanoğlu, Nezahat Ünal ve Bedriye Er ise simit tiridinin kendilerine atalarından kalan ve kentin mutfak kültürünü yansıtan en önemli yemek olduğunu belirtti.

Simit Tiridi Tarifi

Kastamonu simidi, kemik suyu, sarımsak, yoğurt, kavrulmuş kıyma ve tereyağından hazırlanan simit tiridinin yapılışı şöyle:
“Kastamonu simidi diğer yörelerden farklı olarak, böreklik unla mayalanıp yoğrulduktan sonra hamur simit halkası haline getirilir ve 10 dakika bekletilir. Dinlenmiş hamur, içinde elma pekmezinin kaynadığı suda haşlanır. Daha sonra fırınlanarak hazır hale getirilir. Simitler bir tabağa küçük parçalar halinde doğranır. Tencerede kaynatılmış kemik suyu bu simitlerin üzerine dökülür. Bunun üzerine sarımsaklı yoğurt ve onun üzerine de 6-7 saat ağır ateşte kavrulmuş kıyma dökülür. En üste eritilmiş tereyağı dökülerek yemek hazırlanmış olur.”