Cilt Tipinize Göre Güneşlenin!

Sizin cildinize hangi güneş kremi uygun? Ya da nasıl ve hangi saatlerde güneşin zararlı ışınlarından korunabilirsiniz? Yazımızı okuyarak kendiniz için en uygun öneriyi uygulayabilirsiniz.

Kızıllar ve sarışınlar

Kızıl veya sarışın olanlarda, cilt kolayca ve acı verecek şekilde yanar. Ayrıca bu tür ciltler güneş altında korumasız kaldıklarında toksik bir melanin salgılayarak hücrelerini zehirler ve ciddi hastalıklara yol açabilir. Sabahları erkenden ve akşamları güneş batarken güneşlenmeyi tercih edin. Bu arada başınızdan ayaklarınıza kadar özenle kremlenmeyi ve kreminizi sık sık yenilemeyi unutmayın. Şemsiyelere dikkat edin, çünkü yeterince koruma sağlayamazlar. Ayrıca kumdan yansıyan güneş de sizin için tehlikeli olabilir. Dolaşırken pamuklu giysilerle sımsıkı örtünmeyi, güneş gözlüğü kullanmayı ve ensenizi de koruyacak geniş kenarlı bir şapka takmayı kesinlikle ihmal etmeyin. Güneş koruyucu ürünlerinizi seçerken en az 20 faktörlü bir koruyucu kullanın. Ancak SPF değeri 30’dan fazla olan koruyucuların da daha fazla koruma sağlamadığını unutmayın.

Kumrallar

Bronzlaşmanıza yardımcı olacak karoten içeren yiyecekleri (havuç, kavun, kayısı) planladığınız tatilin birkaç hafta öncesinden bol bol yiyin. Güneşin tepede olduğu 12.00-16.00 saatleri arasında kesinlikle gölgede kalmayın. Yüzünüz için her zaman yüksek koruma faktörlü ürün seçin. Çünkü cildiniz güneşin zararlı ışınlarından kolayca etkilenir, bu da uzun vadede kırışıklıklara neden olabilir. 20 koruma faktörlü ürünlerle güneşe karşı önleminizi alabilirsiniz.

Koyu kumrallar

En iyi strateji ilk günlerde 15 koruma faktörlü bir kremi iyice sürerek, saat 11.30’a kadar güneşlenmek. Güneş bulutların arkasında olduğunda bile korunmayı ihmal etmeyin, çünkü bulutlar güneşin zararlı ışınlarını süzemez. Yani siz güneşin olmadığını düşünseniz de ultraviyole ışınları yakmaya devam eder.

Esmerler

Kolayca dikkat çekici bronzluğa kavuşabilir ve bu bronzluğu uzun süre koruyabilirsiniz. Bu özelliklerinize rağmen ne yazık ki UV ışınları tamamıyla güvenilir değil. İnce kırışıklar, güneş çarpması gibi tehlikeler sizin için de geçerli. 15-20 koruma faktörlü ürünleri tercih edebilirsiniz. Siz de tüm cilt tipleri gibi 12.00-16.00 arası güneşe kesinlikle çıkmayın ve sık sık gölgeye geçerek cildinizin dinlenmesine fırsat tanıyın.

Güneş Lekeleri Nasıl Tedavi Edilir?

Genellikle koyu tenli kişilerde görülen koyu kahve lekelerdir. Fazlaca güneşe maruz kalan bölgelerde oluşurlar.

Oluşmalarının en önemli sebepleri arasında genetik yatkınlık ve ultraviyole ışınları bulunmaktadır. Bunun dışında ise kullanılan ilaçlar, kozmetik malzemeler, hamilelik ve kimi hastalıklar da oluşmalarına zemin hazırlar. Güneş ışınları sadece lekelerin oluşumuna değil, oluşmuş lekelerin üzerinde karartıcı etki ile lekelerin artışına da neden olur.

Lekeler gebelik döneminde ortaya çıkarsa gebelik maskesi olarak adlandırılır. Tedavi edilmeyen bu lekeler kalıcıdır, kendiliğinden iyileşmez. Şikayeti olan hastalar bu lekelerin basit güneş lekeleri olup olmadığı ve oluşum nedenlerinin saptanması açısından doktora görünmelidir. Doktor tarafından, özel bir ışık olan wood ışığı incelemesi ile lekelerin derinin hangi tabakasında olduğu, derecesi değerlendirilir ve sonuca göre tedavi seçenekleri hastayla birlikte belirlenir. Genellikle uzun süreli bir tedavi gerekir. Genel önlemler olarak güneşten kaçınılmalı, kozmetik ürün ve güneş duyarlılığı yapacak ilaçlar sınırlandırılmalıdır. Güneşten koruyucu ürün doktorunuzun önerdiği, en az 15 faktörlü, hem UV-A hem UV-B korumalı krem olmalı, yaz ve kış 4 mevsim kullanılmalıdır.

Tedavi amacı ile sıklıkla kullanılan kimyasal soyucular arasında; hidrokinon, tretinoin, azeleik asit ve kojik asit içeren ürünler gelmektedir. Bu ajanlar ile tedavi süresi tek kimyasal ürün kullanıldığında uzun süre alabilmektedir.

Kimyasal peeling de hastalığın tedavisinde etkilidir çünkü derinin üst tabakasının soyulması ile leke nedeni olan melanin pigmenti yavaş yavaş kaybedilir. Tedavide derin peelingler yan etkiler nedeni ile tercih edilmemektedir. Peeling amacıyla kullanılan ürünler arasında alfa hidroksi asitler (AHA), fenol, beta hidroksi asitler, kojik asitler ve salisilik asitler yer alır. Kimyasal peelingler topikal kimyasal soyucular ile birlikte kullanılabilir. Peeling ajanının türüne göre 3-8 seans arasında tedavi uygulanır. En sık görülen yan etki kızarıklık, kabuklanma ve deride hassasiyettir, bu etkiler de 3-10 günde gerilemektedir.

Krioterapi olarak bilinen dondurma tedavisi; likid nitrojen veya karbondioksit karı ile uygulanabilmektedir. Pigmentasyonları azaltabilmektedir. Seans sayısı hastalığın derecesine göre değişebilmektedir.

Lazer uygulama pigmentasyon tedavisinde diğer bir seçenektir. Özellikle dirençli olgularda önerilmektedir. Melanin pigmenti içeren hücreleri yıkarak ve derinin üst katmanını soyarak etkili olur. Hücreler tekrar yenilenir. Bazen lazer ile kimyasal peelingin birlikte uygulanması daha başarılı sonuç verir. Lazer tedavisi sırasında yan etki olarak kaşıntı, ağrı, yanma, kabuklanma ve morarmalar görülebilir.

Sık karşılaşılan bir diğer lekelenme çillenmedir. Bu hastalar özellikle bahar ve yaz aylarında güneşten kaçınmalı ve güneşten koruyucular kullanmalıdır. Bu kişilerde kozmetik nedenler ile lazer iyi bir tedavi seçeneği olabilir.

Yaşlılık veya güneş lekesi olarak bilinen lentigolarda da krioterapi ve lazer tedavisi uygulanabilir. Bazı hastalarda lazer tedavisi ile tek seansta bile sonuç alınabilmektedir.