Uykuda Güzelleşin

Uyku güzelliğin en etkili ilacıdır. Geceleri cildimiz, gündüze oranla kendini sekiz kat daha çabuk yeniler. Hücreler ve damarlar aktif bir şekilde çalışır ve cilt daha gergin olur. Gece yatmadan önce süreceğiniz bir nemlendirici de sabahları cildinizin daha pürüzsüz olmasını sağlar.

Midenizin geceleri rahat etmesini istiyorsanız, yatmadan önce hafif bir şeyler yemeğe özen göstermelisiniz. En ideali makarna, ekmek veya patatestir. Çünkü karbonhidrat, vücudu uykuya hazırlar. Çikolata, içerdiği mutluluk hormonu seratonin sayesinde vücudun rahatlamasını ve gevşemesini sağlıyor.

Yatmadan önce ayak tabanlarınıza, saç derinize ve alnınıza masaj yapabilirsiniz. Ne kadar rahatladığınızı ve gece daha iyi uyuduğunuzu fark edeceksiniz.

Kendinize sıkı bir uyku programı hazırlayın. Gece yatacağınız ve sabah kalkacağınız saatler belli olsun. Daha rahat uyumak istiyorsanız, yatmadan önce bir kaç ısınma hareketi yaparak kaslarınızın gevşemesini sağlayın.

Gece için üretilen nemlendiriciler ve vücut losyonları içerdikleri maddeler sayesinde sakin ve huzurlu bir gece geçirmenizi sağlar. Bu nedenle yatmadan önce vücudunuzu bakım ürünleriyle beslemeyi ihmal etmeyin.

Cola, çay, kahve ve nikotin uykunun en büyük düşmanlarıdır. Yatacağınıza yakın bunlardan uzak durun. Alkolü ise fazla kaçırmayın. Bir bardak bira veya şarap rahat uyumanızı sağlayacak, fakat daha fazlası uyumanızı engelleyecektir.

Yattığınız oda da uykunuzun aynasıdır. En ideal odalar; ses olmayan, karanlık, iyi havalandırılmış ve maksimum 18 derece olan odalardır. Uyuduğunuz odada mavi rengin hakim olmasına özen gösterin. Çünkü mavi insanı dinlendirir. Gece rahat uyumak istiyorsanız, size bir önerimiz var: Su dolu bir kâsenin içine 2-3 gül ve 5 damla gül yağı koyun ve başucunuza alın. Cosmotürk’ün haberine göre, sabah ne kadar huzurlu uyandığınızı fark edince, siz de şaşıracaksınız.

Stresli ve yoğun bir gün mü geçirdiniz? O zaman küveti ılık suyla doldurun, içine lavanta ve biberiye esansları ekleyin ve günün yorgunluğunu üzerinizden atın.

Yatağınıza yattıktan kısa bir süre sonra uykuya dalamıyor ve sürekli bir yandan bir yana dönüyorsanız, yatmadan önce bir şeyler okumayı deneyin. Tercihinizi güzel bir aşk hikâyesinden yana yaparsanız, daha huzurlu bir şekilde uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz. Hatta kısık seste klasik veya hafif müzik de hiç fena olmaz.

Baş Ağrısı Hakkında Öğrenmek İstedikleriniz

Baş ağrısı genellikle stresin yarattığı kas geriliminin bir sonucudur.Baş ağrıları orta şiddette kısa süreli olabildiği gibi kişi yaşantısını etkileyecek derecede şiddetli ve uzun süreli olabilir.

Baş ağrısının birçok nedeni vardır:

-Stres

-Yetersiz beslenme

-Grip veya diğer virütik enfeksiyonlar

-Aşırı alkol tüketimi

-Sinüzit

-Adet öncesi sendromundaki hormonal değişimler

-Göz yorgunluğu

-Besin hassasiyeti ve alerjisi

-Ender olarak beyin tümörü,menenjit,yüksek tansiyon veya felç

Korunma

-Sağlıklı beslenme baş ağrılarını önlemede dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biridir.Vücudun ihtiyacı olduğu besinlerin alımı enfeksiyonlara karşı direnci arttırır.

-Stres,baş ağrılarının önde gelen sebeplerindendir,bunu önlemek amacıyla mümkün oldukça olumlu yaklaşımlar göstermek ve stresli ortamlardan uzak durulması gerekir.

-Alkol ve sigara baş ağrılarını tetikleyen etkenlerden olduğundan uzak durulması gerekir.

Tedavi

-Ihlamur,sarı kantaron çayı gibi rahatlatıcı etkisi olan çaylardan düzenli olarak tüketin. ( Günde en fazla 3 bardak )

-Kolonya ve sirkenin damarları büzücü ve vücudu serinletici etkisi vardır.Bu ürünleri tülbente sürerek ağrıyan bölgeye kompres yapabilirsiniz.

-Alnınıza dairesel hareketler uygulayarak masaj yapın,şakaklarınıza ise baskı uygulayın ve baskıyı azaltarak dairesel hareketlere geçiş yapın.Masajın baş ağrıları üzerinde hızlı,rahatlatıcı bir etkisi vardır.

 

Müzik ile Tedavi

Osmanlı’dan beri kullanılan müzikle tedavi yöntemi, pek çok ruhsal hastalığa şifa olmuştur. Günlük hayattan bizleri uzaklaştıran ve iyileşme sürecinin kısa süreli olmadığı hastalıkların tedavisinde oldukça etkili olmuştur.

Müzikle gelen tedavi şu sıralar birçok ülkede yaygın bir şekilde uygulamaya konuldu ve olumlu sonuçlar alındır. Avrupa’da klasik müziğin kullanıldığı bu uygulamada Türk doktorlar ney, tasavvuf müziği ve bu tarz enstrümantal müziklerin de etkili olduğunu öne sürüyor. Eski çağlardan süregelen bu uygulama birçok araştırma ile birlikte günümüzde de değer kazanmaya başlamıştır. Antik Roma döneminde hastalanan yöneticilerin belirli aşamalarda müzik dinletilerek daha sağlam ve dirençli bir bünyeye sahip oldukları bilinmektedir.

Yüksek frekanslı müziklerden uzak tutulan hastalar için daha çok kısık seste ve ruhu dinlendiren tarz müzikleri tercih edilmektedir. Vücudun daha dirençli olması ve hastanın kendisini iyi hissetmesi bu periyotlarla sağlanmaktadır.

Bilimsel araştırmalarda müzisyenlerin ve müzik kulağı olan insanların müzik sayesinde vücudundaki gelişimin ve etkileşimin normal bireylere göre daha çabuk ilerleme kaydettiği ve olumlu etkiye sahip olduğu ortaya konulmuştur. Lozanov, müzik parçalarının beyin dalgalarını 8 Hz. ile 12 Hz. aralığına düşürerek hastaların bünyelerinde daha etkili olduğunu belirtmiştir.

 

Ünlü düşünür FARABİ müziğin beden sağlığına etkisini şu şekilde sıralamıştır;

Küçek makamı: İnsana hassasiyet ( duyarlılık ) verir.

Saba makamı: İnsana şecaat (cesaret, kuvvet) verir.

Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.

Hicaz makamı: İnsana tevazu (alçak gönüllülük ) verir.

İsfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti ve güven hissi verir…

 

Tedavi Uygulama Süreci:

Tedavi tek başına elbette yeterli değildir ancak ilaç tedavisi ve doktor kontrolü ile birlikte saatlik periyotlarla uygulanmaktadır. İnsanın en dinç olduğu zamanlar sabahın erken saatleri ve öğle vakitler olarak belirlenmiştir. Sabahın erken saatlerinde bu terapi etkili olarak gerçekleştirilememektedir. Uyku problemi olan hastalarda etkisiz olduğu da bilinmektedir. Öğle vakitlerinden yemek sonrası başlayan terapi hastayı dinlendirmekte ve bu süreçte olumlu yönde etkilemektedir. İdeal saat 1 ya da 2 olarak belirlenmiş ve bu süre hastayı sıkmamak ve bunaltmamak için uygun görülmüştür.

Müzik Tedavisi Uygulanan Hastalıklar:

– Kanser Tedavisi

– Otistik Hastalar

– Depresif Hastalar

– Uyku Sorunu Olan Hastalar

– İletişim Sorunu Yaşayan Hastalar

– Yoğun Bakım Hastaları

– Ağır Ameliyat Sonrası

Ahmet Maranki’den Grip İçin Bitkisel Formüller

Havaların tam bir düzene girmediği, soğuk mu sıcak mı anlaşılamadığı şu dönemde gribe yakalanmamak işten bile değildir. Grip, viral bir hastalıktır ve virüslerle bulaşır. En sık bulaşma yolu da tokalaşma, yakın konuşmalar, öpüşme gibi yakın temastır. Bu yüzden grip ve soğuk algınlığından korunma yöntemi olarak ellerin sık sık yıkanması, öne çıkan bir yöntemdir. Ayrıca grip olan insanların kalabalık ortamlarda bulunmaları da diğer insanların enfeksiyon kapmalarına neden olur. Öncelikle kalabalık ortamlarda bulunanlar yüksek risk altındadır. Özellikle yuvaya giden çocuklar, ilkokul öğrencileri, ileri yaştaki insanlar, kalp ve tansiyon hastaları gibi vücut direncinin düşük olduğu insanlar risk altındadır. Prof. Dr. Ahmet Maranki hayatı olumsuz etkileyen grip için aşağıda sıraladığımız bitkisel çözümleri öneriyor:

  • Soğan suyu sıkılır, 1 çay bardağı su ve bir miktar balla karıştırılıp günde 2-3 defa tüketilir.
  • Bir bardak kaynar süte 5 gram ufalanmış ada çayı ilave edilerek 10 dakika demlendirilir ve günde 2-3 bardak tüketilir.

 

  • Bir bardak kaynar suya 2 gram ıhlamur eklenir ve 10 dakika demlenir. Günde 3-5 bardak tüketilebilir.

 

  • Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı tarçın eklenerek 10 dakika demlenir ve günde 2-3 bardak tüketilir.

 

  • Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı toz zencefil ilave edilir ve 10 dakika demlenir. Günde 3 bardak tüketilir.

 

  • Bir bardak kaynar suya 5 gram biberiye eklenerek 10 dakika demlenir. Günde 2-3 bardak tüketilir.

 

  • İki badak suya 1 tane limon kabuklu bir şekilde doğranır. 5 gram ıhlamur konularak 10 dakika kaynatılır. Günde 3-4 bardak tüketilir.

Prof. Dr. Ahmet Maranki

Vücuttan su ve ödem atmak için bitkisel çözümler:

Yaz mevsimini yaklaşmasıyla birlikte özellikle hanımlar için son derece önemli olan kilo probleminden bitkilerden faydalanarak kurtulmak mümkün. Bitkiler hem ucuz, hem bol hem de doğru tüketildiği sürece hiçbir yan etkiye neden olmuyor.

Çoğumuzun düşündüğü gibi fazla kiloların hepsi yağ değildir, bir kısmı vücutta tutulan sıvılardır. Gereksiz yere vücutta tutulan bu sıvılar ödem olarak adlandırılır. Ödeme sebep olan pek çok hastalık vardır. Vücutta tutulan bu sıvıların atılması için etkili birkaç bitkiyi sizler için paylaştık.

ISIRGAN YAPRAĞI

C vitamini, potasyum, kalsiyum ve demir deposudur. Böbrekleri çalıştırmada son derece faydalıdır ve metabolizmayı dengeler. Etkili bir antioksidan olarak bilinir. Uygun miktarlarda tüketildiğinde hiçbir yan etkisi gözlenmemiştir. Limon suyu, nar ekşisi gibi soslarla taze olarak tüketilir. Tüketilmeden önce iyice yıkanmalıdır. 1 tatlı kaşığı kuru yaprak 1 su bardağı kaynar suda yaklaşık 5 dakika demlenir ve günde 2 kez içilebilir.

FUNDA YAPRAĞI

‘Süpürge otu’ olarak da bilinen funda bitkisi 1 metre boyunda pembe beyaz renkli çiçekli her dem yeşil bir çalıdır; küçük ve iğne şeklinde yaprakları vardır. Tek başına zayıfalamaya yardımcı değildir. Takviye amacıyla zayıflama reçetelerine eklenir. İdrar söktürücüdür, selülitlerin giderilmesinde etkilidir. 1 tatlı kaşığı funda yaprağı 1 su bardağı kaynar suda demlenir ve günde iki bardak tüketilir.

MISIR PÜSKÜLÜ

Dişi çiçeklerden alınır ve gölgede kurutularak hazırlanır, mısırın en faydalı yeridir. Uzun yılar zayıflama amaçlı kullanılagelmiştir. İdrar söktürücüdür. 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış mısır püskülü 1 su bardağı kaynar suda 5 dakika kadar demlenir ve günde 3 kez yemeklerden önce tüketilir.

KİMYON

sindirimi kolaylaştırır, metabolizmayı düzenler, idrar miktarını artırır ve vücuttaki ödemi atmaya yardımcı olur. Bir fincana bir çay kaşığı iave edilip tüketilebilir. Diyet listelerinde baharat olarak kullandırılır. Kahvaltıda, çorbalarda, tavuk ve et yemeklerinde günde 1-3 çay kaşığı tüketilmesinde fayda vardır.

KİRAZ SAPI

Kiraz ve vişnenin kurutulmuş sapları idrar söktürücü, ödem çözücü etkiye sahiptir. Küçük boydaki idrar yolu taşlarının ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Yarım litre kaynar suya 30 gr kiraz sapı eklenip 10 dakika kadar demlenir ve günde 3 fincan aç karnına içilir. Özellikle menapoz dönemindeki kadınlara son derece faydalıdır.

 

Yukarıda faydalarını açıkladığımız bitkiler porselen bir demlikte bir arada demlenip günde 3 fincan içilebilir. Bir demlik kaynar suya her birinde birer tatlı kaşığı ekleyip 5-10 dakika demledikten sonra tatlandırıcı kullanmadan içebilirsiniz. Hiçbir bitki tek başına bir etki etmez, ancak doğru kullanım ve egzersiz yardımıyla etkileri ortaya çıkar.

BAHARIN GELİŞİ VÜCUDUMUZDA DA BELLİ ETSİN KENDİNİ:

Bütün kış boyunca vücudumuzda biriken, baharın gelmesiyle birlikte varlığını iyice hissettiren, halsizliğe, yorgunluğa sebep olan toksinleri, kiloları atmanın zamanı geldi. İsteksiz davranmamızın, sürekli halsiz hissetmemizin ve uykumuzu alamamamızın nedeni olan toksinleri vücuttan atmak için uzmanların tavsiyelerine kulak verelim:
Kışın metabolizmamız yavaşladığından vücudumuzda toksin ve yağ birikmesi kaçınılmazdır. Havanın soğuk olmasından dolayı spor yapamama, daha fazla yiyecek tüketme bu birikimlere sebeptir. Tüm bu problemlerden kurtulmak için öncelikle karar vermek ve bir uzmandan yardım elmak gerekiyor. Her insanın metabolizmasının gerektirdikleri farklı olduğundan gerekli düzenlemeyi yapacak birine başvurmamız gerekiyor. Hepimiz için geçerli olan toksinlerden arınmakla (detoks) başlayabiliriz öncelikle. Bolca su içmek, yeşil lifli sebze- meyveyi bol tüketmek ve düzenli uyku toksinlerden arınmak için ilk yapmamız gereken kurallar.
Günde en az sekiz bardak su içmeliyiz. Susuz kalan organlar daha hızlı yaşlanıyor; ayrıca susuzluk cildi de önemli ölçüde yaşlandırıyor. Su dışındaki meşrubatlar (çay, kahve, meyve suyu vs.) susamayı azalttığından ihtiyacımız olandan daha az su içiyoruz. Su içmek için susamayı beklememiz, su içmeyi alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor.
Günlük beslenmenin % 60’ını meyve, sebze, tahıllar ve lifçe zengin gıdalar oluşturmalı. % 15 kadar protein ve % 20’yi geçmeyecek bitkisel yağ tüketmek önem taşıyor. Protein için sadece hayvansal ağırlıklı gıdalar değil de baklagil ağırlıklı hareket etmekte fayda var. Hayvansal ürünlerden en sağlıklı olanlar keçi sütü, yoğurdu ve peyniri, yumurta beyazı ile köy tavuğu. Bunların hepsinin doğal olması son derece önemli…Alınacak lif miktarını ayarlayabilmenin en kolay yolu, iki ara öğünde az şekerli mevsim meyvesi, sabah kahvaltısında ise işlenmemiş tahıl gevrekleri tercih etmek.

Uyumak Gençleştiriyor:
Uzmanlar her fırsatta kaliteli bir uykunun metabolizmayı olumlu etkilediğini vurguluyorlar. Bunun için en geç gece 12’de yatmak ve sabah erken kalkmak gerekiyor, en az 7 saat uyku ise şart. En iyi anti-aging kaliteli bir uyku ile sağlanıyor, hücrelerin tamir mekanizmaları uykuda devreye giriyor. Günlük stres, kortisol ve norepinefrin salınımı ile yüz ve organlarımızın yaşlanmasına neden oluyor. Kötü nörotransmiterlerin vücudumuzdan uzaklaştırılması için kaliteli bir uyku gerekiyor. Geç saatlerde alkol almamak ve uyumadan önce yemek yememek gerekiyor.

Karaciğeri Gıdalarla Temizleyelin:
Karaciğeri en çok destekleyen gıdalar; zerdeçal, enginar ve hindiba. Enginarı pişmiş veya çiğden salataya ekleyerek haftada en az dört kez tüketmek gerek. Bir tatlı kaşığı zerdeçal ise yemeklere bölünerek tüketilince karaciğeri temizleyici etkisine ek olarak sindirimi rahatlatıyor; eklem ağrılarını azaltıyor. Hindiba yine salatalara eklenerek alınabiliyor. Toksinleri atma döneminde karaciğeri yoracak, kimyasal katkılı gıdalardan kaçınmak gerekiyor. Detox döneminde karaciğeri yoran kızartmalar ve kimyasal katkılı gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Bahara dinç ve yeni bir vücutla girmek için bu uygulamayı en az iki hafta sürdürmek gerekiyor.

Bacak Bacak Üstüne Atmak Zararlı

Bacak bacak üstüne atmak kan akışını engelliyor, buna bağlı olarak kan pıhtılaşması, bel burkulması ve incinmesi, omurga disklerinin kayması ve omurgada anormal eğriliğe yol açıyor.

Merkezi Malezya’da bulunan ve Çin genelinde de faaliyet gösteren M.J. Sağlık Yönetimi Merkezi adlı kuruluşun raporunda, bacak bacak üstüne atmanın kan akışını engellediği, buna bağlı olarak kan pıhtılaşması, bel burkulması ve incinmesi, omurga disklerinin kayması ve skolyoz (omurgada anormal eğrilik) gibi ciddi rahatsızlıklara neden olduğu bildirildi.

18 bin 61 kişiye uygulanan anket sonucunda yayımlanan raporda, modern toplumun standart alışkanlıklarının insan sağlığına etkileri araştırıldı.

Yaşlıların uyandıktan sonra tansiyon aniden düştüğü ve denge kaybına neden olduğu için yataktan hemen kalkmamaları önerilen raporda, yaşlıların uyandıktan sonra en az üç dakika daha uzanarak beklemeleri ve yavaş bir şekilde yataktan doğrulmaları istendi.

Kaynak: e-güzellik

Kalsiyum Hapları Kalp Krizi Nedeni

Kemik erimesi hastalığında kullanılan kalsiyum hapları kalp krizi riskini yüzde 30 artırıyor

Amerikalı bilimadamları 12 bin kişiyi kapsayan 11 araştırmanın sonucunu değerlendirdi.

İngiliz Tıp Dergisi’nde yayınlanan değerlendirmelere göre; kemik erimesi hastalığında kullanılan kalsiyum hapları kalp krizi riskini yüzde 30 artırıyor.

Kaynak: e-güzellik

Gençlik Hapı Var mı?

ABD’de bulunan bir ilaç firması yaptığı açıklamada, yaşlılığın önüne geçecek hatta zamanı geriye döndürebilecek bir hap keşfettiğini ileri sürdü.

Bazı bilim adamlarının itiraz ettiği ilacın yaşlılığı önlediği ileri sürülüyor.

“Astragalus membranaceus” adlı Çin bitkisinden üretilen hapın, yaşlılarda bebeklere göre daha kısa olması nedeniyle, yaşlanmaya neden olduğu düşünülen DNA’da bulunan telomer adlı yapının uzamasını sağladığı öne sürülüyor.

Firmanın CEO’su Noel Patton, hapı kullanmaya başladıktan sonra bağışıklık sisteminin güçlendiğini, gözlerinin daha iyi görmeye başladığını, kolesterolünün de düştüğünü söylüyor.

Hap üzerine araştırma yapan birçok bilim insanı ise hap üzerinde yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu ve hapın aslında vücutta iddia edilenden farklı bir işlev gördüğünü iddia ediyorlar.

Kaynak: e-güzellik

Kabızlığı Gidermek İçin…

Kabızlık dışkılama sıklığının azalması ve dışkılama sırasında güçlük çekilmesidir. Yüksek oranlarda rafine şeker tüketimi, lifli (posalı) besinleri az yemek, dışkılamayı sürekli ertelemek, bağırsaklardaki iltihabı bir durum, tümör, kanser gibi nedenler, uzun mesafeli seyahatler, kullanılan bazı ilaçlar, gebelik, hemoroitler, Parkinson, şeker hastalığı veya tiroit bezinin az çalışması gibi durumlarda ortaya çıkmaktadır. Kabızlık Durumunda Dikkat Edilmesi Gerekenler; Sık sık, azar azar beslenilmelidir, Lokmalar iyice çiğnenmeli, yemekler acele edilmeden yenilmelidir, Bol su ve sulu besinler tüketilmelidir, taneleriyle birlikte kayısı, erik, üzüm kompostosu içilmelidir, sabah kahvaltı etmeden erik veya kayısıdan yapılmış bir kaşık marmelat veya kuru meyve yenilerek üzerine ılık su ya da ıhlamur içilmesi bağırsak hareketlerini artırır. Ya da bir bardak ılık suya limon veya bir tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edip içilebilir.

KABIZLIĞI GİDERMEK İÇİN KULLANILAN ŞİFALI BİTKİLER

Keten tohumu, Meyan kökü, Rezene tohumu, Anason tohumu, Mürver çiçeği, Sinameki yaprağı, Eğir kökü, Kekik, Nane yaprağı, Papatya çiçeği, Ravent kökü, Karnıyarık tohumu

Bitki karışımlarını iki grupta inceleyebiliriz; Yumuşatıcı Müshiller ve Kuvvetli Müshiller

KULLANIM ŞEKİLLERİ

( Yumuşatıcı müshiller )

Karnıyarık tohumu 5 çay kaşığı

Rezene tohumu 1 çay kaşığı

Karnıyarık tohumundan beş çay kaşığı Rezene tohumundan bir çay kaşığı bir litre kaynamış suyun içine konulur. Bu karışım bir-iki taşım kaynatılır 10 dk demlendirildikten sonra süzülür. Günde üç defa aç karnına içilir. Bu tür karışımlar fazla kullanılmamalıdır.

(Kuvvetli Müshiller )

Anason tohumu 2 çay kaşığı

Rezene tohumu 1 çay kaşığı

Mürver çiçeği 2 çay kaşığı

Sinameki yaprağı 4 çay kaşığı

Krem tartar 1 çay kaşığı

( potasyum nitrat )

Bir litre kaynamış suyun içerisine bütün ürünler belirtilen miktarda konulur bu karışım bir iki taşım kadar kaynatılır 10 dk dinlenmeye bırakıldıktan sonra süzülür. Müzmin kabızlıkta çok yararlıdır.

DİKKAT

Hamileler uzman bir hekimden yardım almalıdır kullanacağı her hangi bir ürün zararlı olabilir. Tavsiyemiz kuru kayısı, kuru erik, kuru incir gibi ürünleri kompostosunu içmeleri veya kuru olarak aç karnına tüketmeleridir. Bebeklerde kabızlık için mutlak bir uzmana danışılmalı, tavsiyesiyle hareket edilmelidir. Bebeklerde gaz gidermek için günde iki-üç defa iki-üç damla rezene çayı içirilebilir.

Kaynak: www.tibbisifalibitkiler.com