Saniyenin Beşte Birinde Aşık Olmanız Mümkün

Günümüzde aşklar sevgiler saman alevi gibi, kısa bir süre için şiddetlenip birdenbire sönüveriyor. Yaygınlaşan kanı bu; ancak saniyeden daha az sürede başlayıp uzun bir süre varlığını sürdüren aşklar da yok değil. Amerika’da yapılan bir araştırma saniyenin beşte birinde aşık olunabileceğini kanıtlıyor.

Biz kadınlar yıllardır ilk görüşte bir aşk ve yıldırım nikahı hayalleriyle yaşadıktan sonra nihayet, ABD’de yapılan bir araştırma ile saniyenin 5’te birinde aşık olmanın mümkün olduğu açığa çıkarıldı.

Aşık olduğumuzda bulutların üzerinde uçma hissinin ya da karnımızda uçuşan kelebeklerin nedenini de araştıran bilim adamları, o anda bir insan beyninin 12 ayrı bölgesinin koordine bir biçimde keyif verici kimyasal madde ve hormon salgıladığını belirtiyorlar.

Hepimizin aklında oluşan “insan beyni ile mi aşık olur kalbi ile mi?” sorusu ise henüz açık ve net olarak cevaplanamıyor. Ancak araştırmayı yürüten Profesör Stephanie Ortigue, aşık olma esnasında kalpte oluşan bazı değişimlerin beynin ürünü olduğunu ve iki organın da bu karmaşık duygunun oluşmasında etken olduğunu düşünüyor.

Böylece aşkın bilimsel temellere dayandığı sonucunu elde eden insanoğlu, yaşadığı hızlı hayatta 1 saniyeye bile ihtiyaç duymadan aşk duygusunu da tadabiliyor. Kadın ve erkek ilişkilerinde yapılan araştırmalara devam edileceği de belirtiliyor.

“İlk Dans” Müziğinizin Hangisi Olmasını İstersiniz

Hayatınız boyunca unutamayacağınız o muhteşem anın şarkısı da bir o kadar unutulmaz olmalı. “İlk Dans” ınızın şarkısı… Nerede, ne zaman duysanız hep o ilk duygularla anımsayacağınız şarkı.. İşte size birkaç ilk dans şarkısı önerisi

Phil Collins’ten James Blunt’a en çok beğenilen, en çok tercih edilen 20 “ilk dans” şarkısını bir araya getirdik. Klişeler de var, hiç duymadıklarınız da. Klasikler her zaman en güzeldir..

1. A Groovy Kind Of Love – Phil Collins

2. Amazed – Lonestar

3. A Moment Like This – Leona Lewis

4. Angels – Robbie Williams

5. Can’t Take My Eyes Off You – Andy Williams

6. Can You Feel The Love Tonight – Elton John

7. Close To You – Carpenters

8. Crazy For You – Madonna

9. Dream A Little Dream of Me – The Beautiful South

10. You Are Beautiful – James Blunt

11. Endless Love – Diana Ross

12. Eternal Flame – The Bangles

13. Evergreen – Will Young

14. She – Elvis Costello

15. Fly Me To The Moon – Frank Sinatra

16. From This Moment On – Shania Twain

17. Get Here – Oleta Adams

18. Have I Told You Lately – Rod Stewart

19. Hero – Enrique Iglesias

20. How Deep Is Your Love – Take That

 

Bunlar bizim önerimiz. Eğer sizin de sevdiğiniz ve önerdiğiniz şarkılar varsa bizimle paylaşabilirsiniz.

Mükemmel Sevgili Olun!!

Bir erkeğin hayatı boyunca tanıdığı en mükemmel kadın olmayı kim istemez ki! Bu o kadar da zor değil, sadece onun tarafından da bakmanız ve kendinizi onun yerine koymanız gerekir bazen. Tanıdığı en mükemmel kadın olmak için birkaç basit kural var yapmanız ve yapmamanız gereken. Bu ipuçlarına göz atmanızda fayda var.

  • Onun Arkadaşlarıyla Vakit Geçirin :

Sevgiliniz ve arkadaşlarıyla oturup maç seyretmeniz ne kadar rahat ve uyumlu olduğunuzu ortaya koyar. Onlarla yakınlaşmanıza ve onları daha iyi tanımanıza yardımcı olur. Sevgiliniz, arkadaşlarına gösterdiğiniz ilgiden memnun kalacak ve size minnettar olacaktır.

  • Erkeksi Davranmayın:

Erkek arkadaşınız ve onun arkadaşlarıyla vakit geçirirken yüksek sesle konuşmak, bardağı sertçe masaya vurmak, küfür etmek gibi davranışlardan kaçının. Bu durumda size karşı cins gözüyle bakmakta zorlanacaktır, sizi sevgilisi yerine arkadaşı gibi görmeye başlayacaktır.

  • Hediyeler Alın:

İlgilendiği konularla ya da hobileriyle alakalı hediyeler almanız onu ne kadar iyi tanıdığınızın ve onu önemsediğinizin kanıtı olacaktır. Bundan büyük bir mutluluk duyacaktır.

  • Sevdiği Bir Organizasyona Bilet Alın:

Favori basket takımının ya da tuttuğu futbol takımının maçına, sevdiği grubun ya da sanatçının konserine bilet almanız ne kadar düşünceli olduğunuzu ve onun önemsediği şeyleri ciddiye aldığınızı gösterecektir.

  • Kolaya Kaçan Hediyeler Almaktan Kaçının:

Ailesinden bireyler genelde ona kazak, gömlek gibi hediyeler alacağından sizin de bu tarz şeyler almanız onun gözünde özel olmanızı engelleyebilir.

  • Mesaj Atın:

Birlikte geçirdiğiniz zamanla ilgili “Harika bir gündü, teşekkürler.” tarzı kısa ama hoş mesajlar atmanız sizinle daha çok ilgilenmesini sağlayacaktır.

  • İki Cümleden Daha Uzun Mesaj Yollamayın:

Erkekler mesaj gibi iletişim araçlarından hoşlanmazlar. Bunları asıl iletişim yolları olarak görmezler. Bu nedenle uzun uzun mesajlar atmanız canlarını sıkacaktır.

  • Sevgi Gösterisinde Bulunun:

Yürürken yanağına küçük bir öpücük kondurmanız, arkadaşlarıylayken koluna girip saçını okşamanız onu hem mutlu edecek hem de gururlandıracaktır.

  • Sakın Ona Yapışmayın:

Toplum içinde ona fazla sulu davranmanız ciddi görünüşüne gölge düşüreceğinden hoşuna gitmeyecektir. Çünkü erkekler toplum içinde normal haldekinden daha ciddi görünmek isterler. Sürekli öpücükler kondurup kucağına oturmanız ve ilgi bekler şekilde davranmanız onu rahatsız edecektir.

  • İç Çamaşırlarınıza Özen Gösterin:

Şık ve seksi iç çamaşırları giymeniz kendinize özen gösterdiğinizi düşünmesini sağlar ve size feminen bir hava katar. Ama bunu yaparken çıkarılması zor ve fazla iddialı iç çamaşırlarından uzak durun.

  • Ailesini Ziyaret Edin:

Ailesini ziyaret etmeniz onun sevdiği diğer insanlara da değer verdiğinizi gösterir. Ziyarete giderken hazır şeyler almak yerine ev yapımı yiyecekler götürmeniz buluşmaya ne kadar önem verdiğinizi gösterecektir.

  • Hafta sonu Şehirden Uzaklaşın:

Hafta sonunu baş başa ve eğlenerek geçireceğiniz bir yerlere gidin. Deniz kenarı ya da dağ etekleri uygun olabilir. Sörf ya da snowboard gibi aktivitelere katılın. Bu tarz adrenalin salgılatan aktivitelere birlikte katılmanız aranızdaki bağı kuvvetlendirecektir.

  • Oda ve Kahvaltıyı seçmeyin:

Oda ve kahvaltı seçimi, birlikte sohbet etmek size romantik gelebilir ama onu mutlu etmeyecektir. Bu tarz eski programlar erkekleri sıkar.

 

25 Yaş evlilik İçin En İdeal Yaş

İlişki uzmanları, özellikle kadınlar için en uygun evlilik yaşının 25 olduğunu vurguluyorlar. 25 yaşından sonra yükselen eğitim seviyesi nedeniyle eş seçimi daha zor yapılıyor. Bu yaşın eş seçimi yapmak için en uygun yaş olduğu belirtiliyor.

“Five Simple Steps to Take Your Marriage From Good to Great” (Beş basit Adımda Evliliğinizi Güzelleştirmenin Yolları) adlı kitabın yazarı Terri Orbuch şunları söylüyor:

“ Eğitimli kadınlar kendileriyle barışık olur. Özellikle 25 yaş ve üstü kadınlar standartlarını bilir ve ihtiyaçlarını karşılayacak olan erkekleri saptarken doğru bir yol izlerler.”

Ayrıca Orbuch 20’li yaşların ortasına kadar kadınların beklentilerinin ne olduğunu belirlediğini ve “Kadınlar 25 yaşına kadar birkaç ilişki yaşamış ve bir erkekten ne bekleyip beklemeyeceğini tespit edecek deneyime sahip olurlar.” olduğunu ifade ediyor.

Düğün Stresini Yenmek İçin Neler Yapmalıyız?

Hayatımızın en önemli aşamalarından olana evliliğin başlangıç günü sayabileceğimiz düğün sandığımız kadar sorunsuz olmayabilir. Oturma düzeni, davetli listesi, gelinlik ve davetiye seçimi gibi ufak görülen sorunlar farkında olmadan strese doğru sürüklenememize neden olup en güzel günümüzü mahvedebilir.

 

Bütçe Tartışmaları:

Hayatımızın en önemli günlerinden olan düğün günümüzün peri masallarındaki gibi mükemmel olmasını isteriz. Ancak bütçemiz buna elvermeyebilir. Hem bütçemize hem hayallerimize uygun bir düğün için kafa yormak son derece yıpratıcıdır. Gelin ve damatın çabalarının yanı sıra ailelerin de olaya dahil olması durumu daha karmaşık hale getirebilir.

Bu karmaşadan kurtulmak için maddi ve manevi destek sağlayabilecek kişilerle oturup neler istediğinizi konuşmak iyi bir çözüm için başlangıç olacaktır. Karşılıklı fikir alış-verişlerinden sonra çoğunluğu tatmin edecek bir karar çıkacağı muhtemeldir. Tüm şartlar göz önünde bulundurulup ona göre bir bütçe belirlemek ve bunbütçeye sadık kalmak daha kontrollü hareket etmenizi sağlayacaktır.

Evlilik rekabete dayalı bir olay değildir. Önemli olan doğru insanla hayatımızı birleştirmekse ve bunda doğru karar verdiğimizi düşünüyorsak için gösteri boyutu daha arka planda kalmalı ve ona göre hareket edilmelidir. Yapılan araştırmalara göre çiftlerin yüzde 59’u kendi düğünlerinin gelen konuklar tarafından bugüne kadar görülmüş en iyi düğün olduğunu düşünmelerini istiyor. Buna rağmen yüzde 26’lık bir bölüm ise sadece birbirlerini ne kadar sevdiklerini gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Amacımız sevdiğimiz insanla mutlu olmaya çalışmak olmalıdır, davetlilerin gözlerini boyamak değil. Günü kendiniz için özel kılmaya ve keyfini çıkarmaya bakın.

Aşırı fikir yüklemesi:

Evlilik için pek çok ihtiyaç olduğu gibi bu ayrıntılara karşılık pek çok seçenek de vardır. Seçeneklerin fazlalığı karar vermemizi güçleştirir. Menü seçimi, içecek seçimi, mekan seçimi derken iş içinden çıkılmaz hale gelir.

Bu kısımların prosedür gereği olduğunu unutmamak ve asıl amaca odaklanmak gereiyor. Seçim yapmadan önce pek çok şeyi kafamızda belirlemiş olmak rahat karar veremk adına faydalı olacaktır. Herkesi aynı anda memnun etmek imkansız olduğuna göre öncelik kendimizi memnun etmek olmalıdır. İlk başta öneri ve istek yağmuruna tutulacaksınız. İnsanlar fikirlerini belirttikleri zaman, onlara güzel bir öneri getirdikleri için teşekkür edip ve bunu aklınızın bir köşesinde tutacağınızı söylerseniz kimseyi kırmadan bu işi halletmiş olursunuz.

Her şey düzensiz:

Tüm ayrıntılarla tek başınıza ilgilenip halledebileceğinizi düşünmeniz büyük bir yanılgı olur. Bunlar için nişanlınız başta olmak üzere arkadaşlarınız ve aileniz arasından güvendiğiniz insanlardan yardım almalı ve bir görev paylaşımı yapmalısınız. Unutmayın ki bu düğün sadece size değil nişanlınıza da aittir ve her şeyi önceden açık açık konuşmanız, onun isteklerine de cevap vermeniz gerekir.

 

İlişkinizin Patronu Kim?

Birlikteliğinizde kimin sözü geçiyor, kim daha baskın? Hemen kalem, kâğıt alın ya da bilgisayarda bir sayfa açıp not alın ve kendinizi test edin!..

1. Televizyon kumandası genelde kimde durur?
A. Bende.
B. Onda.

2. Alış veriş yapmak istiyorsunuz, sevgiliniz ise nefret ediyor…
A. Sevmese de benim için katlanmak zorunda
B. Tek başıma ya da arkadaşlarımla giderim

3. Sinemaya gidiyorsunuz. Siz bir komedi filmine girmek istediniz o da macera filmi istiyor. Sonuç?
A. Komediye gireriz.
B. Macera filmine gireriz.

4. Tatil planlarınızı yaparken genelde…
A. Gideceğimiz yerin seçimini bana bırakır.
B. İstediği yer konusunda beni ikna etmeyi başarır.

5. Kavga ettiğinizde genelde ilk adımı atan kim olur?
A. O tabii ki!
B. Ben giderim, uzatmanın anlamı yok.

6. Hiç hoşlanmadığınız bir arkadaşı var, görüşmemelerini ondan ister misiniz?
A. Birlikteysek böyle bir hakkım var, ya ben ya o. Bir tercih yapmalı.
B. Ondan böyle bir şey isteyemem, ona saygımdan dolayı sesimi çıkartmam.

7. Çok yoğun ve geç saatlere kadar çalışmasını gerektirecek ama çok zevk alacağı bir iş teklifi aldı.
A. Kabul edemez. Birlikte geçireceğimiz zaman daha değerli, zevk alıp daha az çalışacağı başka işler de bulabilir.
B. Gerçekten istediği bir işse bana sormadan karar verir zaten.

8. Hiç istemediği halde sadece size eşlik etmek için dans kursuna katılır mı?
A. Evet.
B. Hayır.

9. Uzun süre bir kafede oturup karşı tarafı beklemesi gereken bir kişi var bu siz misiniz, o mu?
A. O.
B. Ben.

10. Buluşma zamanlarınız genelde size göre mi ona göre mi ayarlanır?
A. Bana göre.
B. Ona göre.

Şimdi sonuçlara bakalım
A’lar çoğunluktaysa
İpler sizin elinizde. Baskın olan taraf sizsiniz. Genelde kararları, yapılması ve yapılmaması gerekleri siz belirliyorsunuz. Bu sizin açınızdan iyi bir şey olsa da dozunu iyi ayarlamanız da yarar var.

B’ler çoğunluktaysa
İpleri kaptırmışsınız! Genelde sizin değil onun istedikleri daha ön planda. Planlar ve yapılacaklar onun istekleri doğrultusunda yapılıyor. Biraz daha kontrolü ele almanızda yarar var!

Kaynak: e-güzellik

Baskı Kadını Hasta Ediyor

Türk kadınının çevre ve aile baskısı nedeniyle pek çok duygusunu yansıtamadığını belirten Prof. Dr. Gülşen Yakupoğlu, “Bunların içinde cinsel sıkıntılar da var. Türk kadınının dışa vuramadığı sıkıntılar, farklı biçimde ortaya çıkıyor. Mide, karın ağrısı gibi şikâyetlerin yanı sıra, yüksek tansiyona eğilim de artıyor” dedi.

Kadınların erkeklere oranla daha hassas bir yapısı olduğunu vurgulayan Yakupoğlu, özellikle kırsal kesimde yaşayan pek çok kadının, psikosomatik hastalıkla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Orta yaş hastalığı
Türk kadınında sıklıkla görülen bir diğer hastalığın safra kesesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yakupoğlu, şöyle konuştu: “Çok doğum yapmış, orta yaş grubu ve beyaz tenli kadınlarda safra kesesi hastalıkları sıklıkla görülüyor. Bunun bilinen ve bilinmeyen nedenleri var. Bazı hastalarda genetik olarak görülen bu hastalık, bazılarında ise hormon sistemine bağlı olarak ortaya çıkıyor.”

Guatr da kadın hastalığı
Guatrın da bir kadın hastalığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yakupoğlu, içilen sudaki iyot eksikliğinin ve bu suyla yetişen sebze ve meyvelerin guatra neden olduğunu belirtti. Prof. Dr. Yakupoğlu, “Guatr Türkiye’de en çok Isparta, Burdur ve Karadeniz bölgesinde görülüyor. Hastalığın bilinen nedenleri arasında iyot eksikliği var ancak, diğer hastalıklar gibi guatr da ırsi olabiliyor” diye konuştu.

Kaynak: e-güzellik

Erkekler Gerçekte Ne İster?

ABD’li yazar ve radyo programcısı Sherry Argov, milyonlarca kadının cevabını aradığı “Erkekler gerçekten ne ister?” sorusunun yanıtlarını bir kitapta topladı. Kitapta bir erkeğin kadından beklentilerini de yazan Argov’a göre işte erkeklerin kadınlardan beklediği 10 “kusursuz” hareket!

Kadınlardan beklenen 10 ‘kusursuz’ hareket

– Aşırı iyi olmayın.

– Kendiniz gibi olun.

– Onu beğendiğinizi belli edin ama fazla da üzerine düşmeyin.

– Seks için acele etmeyin, hemen yatağa atlamayın.

– “Ne zaman evleneceğiz” diye asla sormayın!

– “Bağlılık” kelimesini lügatinizden çıkarın.

– Pozitif olun, hayattan zevk alın.

– Şikâyet etmeyin ve sürekli eleştirmeyin.

– Bir erkeğe sadece “yürüyen cüzdan” gözüyle bakmayın.

– Sözlerinden başka anlamlar çıkarmayın.

Kaynak: e-güzellik

Tutkularınızı Test Edin..

Tutkularınızın hayatınızı ne denli etkilediğini, yaşamınız boyu aldığınız kararlarda tutkularınızın ne kadar rol oynadığını merak ediyor musunuz? Peki, tutkularınızın peşinden gider misiniz? İşte size bu soruların cevaplarını bulabileceğiniz bir tutku testi…

1. Hedeflerinize ulaşmak söz konusu olduğunda…

a. Gecenin geç bir saatinde sarhoş olup onu aramanız ve duygularınızı tüm açıklığı ile anlatmanız.
b. Elde etme konusunda kararlıysanız, alırsınız. Sizi engellemeye çalışanlara ise sadece acırsınız.
c. Her zaman en fazlasını ister ve bunun için gerekirse yılmadan her şeye en baştan başlarsınız.

2. Bir erkekle yapabileceğiniz veya yaptığınız en kışkırtıcı şey nedir?

a. Onun sinirlerine dokunmuş olmak hoşunuza gitse de fikirlerine her zaman saygı duyarsınız.
b. Onunla tanışmanızın üzerinden sadece iki hafta geçtikten sonra birlikte uzun, romantik bir tatile çıkmanız.
c. Birlikte olduğunuz ilk ayın sonunda bütün eşyalarınızı toplayıp onunla aynı evde birlikte yaşamaya başlamanız.

3. Erkek arkadaşınızla önemli bir konuda anlaşamadığınız takdirde ne yaparsınız?

a. Yeni bir hobiyle ilgilenmenin, yeni bir projenin, tatile çıkmanın ya da harika bir erkeğin hayalini kurarsınız
b. İlişkide Kate Winslet’ten daha fazla dram yaratmış olsanız da kesinlikle geri adım atmazsınız.
c. Kendi fikrinizden vazgeçersiniz. Çatışma yaşamak sizin için hiç de uygun bir davranış değil.

4. Moraliniz bozuk olduğunda…

a. Hayal kırıklığına uğramak istemediğiniz için hayattan beklentilerinizi her zaman küçük tutarsınız.
b. Sanat dersleri veya şarap tadımı gibi aktivitelere katılırsınız veya spor salonuna yazılırsınız.
c. Aklınızı dağıtacak eğlenceli arkadaşlarınızla ya da ailenizle zaman geçirmeyi tercih edersiniz

5. Sizce aynı anda iki erkeğe âşık olmak mümkün mü?

a. Büyük ihtimalle hayır. Duygusal bakımdan hayatta sadece tek bir erkekle ilişki yaşamayı seçersiniz.
b. Tabii. Aşkın heyecanını ve uzun bir ilişkinin güvenini farklı insanlarda bulmaktan daha doğal ne var?
c. Hayır, ama yine de hayatta insanın karşısına her zaman sürprizler çıkabileceğine inanırsınız.

PUANLAMA

1. soru => a: 0 puan, b: 2 puan, c: 1 puan
2. soru => a: 0 puan, b: 1 puan, c: 2 puan
3. soru => a: 1 puan, b: 2 puan, c: 0 puan
4. soru => a: 2 puan, b: 1 puan, c: 0 puan
5. soru => a: 0 puan, b: 2 puan, c: 1 puan

0 ile 3 puan arası

Şimdiye kadar kibar ve elinde olanla yetinen kadınlara hayran olmuş olabilirsiniz. Ancak unutmayın ki; onlar çok da eğlenceli tipler değiller, istediğinizi almak konusunda her zaman cesur olmalısınız. Daima ilginizi çekmiş olan bir kursa yazılın veya hayalinizdeki işe girmek için takibe başlayın, ilişkiler konuşunda da güvenli limanlara sığınmaktan vazgeçin. Yanında kendinizi rahat hissettiren erkeklerle birlikte olmak yerine, aranızda bir kıvılcım hissettiklerinizle beraber olun.

3 ile 6 puan arası

Şans cesur olanlara güler. Bu konuda sizin üstünüze yok diyebiliriz. Yepyeni bir erkekle tatile çıkabiliyor veya önemli bir kariyer hedefinize cesur adımlarla ilerleyebiliyorsunuz. Bu, kaybetme korkusunun sizi macera tutkunuzdan alıkoymadığının bir göstergesi. Eğer buna rağmen hedeflerinize ulaşamazsanız, daha büyük ve iyi olanlara doğru yönleniyorsunuz. Zamanın değerine inanın ve ilginizi uyandırıp en derin duygularınıza hitap eden aktivitelere katılın.

7 ile 10 puan arası

Oldukça tutkulu yaşıyorsunuz. Bu konuda oldukça cesursunuz. Hedeflerinize ne olursa olsun ulaşmakta çekinmiyorsunuz. Zamanınızı iyi kullanmaya ve yararlı tutkuların peşinden gitmeye özen gösterin.

Kaynak: e-güzellik

Evlilikte Romantizm Can Çekişiyor!

Araştırma son yıllardaki evliliklerin neden bitme noktasına gelebildiğini ortaya koydu. Evlilikte romantizmin can çekiştiğinin belirtileri neler? Yeni evliler üzerinde yapılan bir araştırma son yıllardaki evliliklerin neden süratle bitme noktasına gelebildiğini bir kez daha ortaya koydu.

Anneannelerimizin ya da annelerimizin fedakârlık ederek, saygı çerçevesinde belki de 50 ya da 60 sene korudukları tatlı romantizmi bakın biz yeni nesil ne kadar yaşatabiliyoruz? İki yıl 6 ay 25 gün…

Aşkın ömrü 3 yıldır kitabının yazarı Frédéric Beigbeder’in iddiası bir kez daha doğrulanmış oldu. Belki özensizlik, belki bencillik belki de hayattaki zorlukların neticesinde diyebiliriz fakat ne acıdır ki evlilikte romantizm artık sadece iki yıl 6 ay 25 gün yaşayabilen bir duygu.

Evliliğin ilk yıldönümünden sonra erkek zayıf kalmak için uğraşmaz ve en acilinden bir göbeğe sahip olur, kadınsa eşine güzel görünmek için harcaması gereken zamanı büyük ihtimalle ev işlerine ve geri kalan en değerli zamanı da kayınvalidesinin dedikodusuna harcar. Ve böylece ilişkinin ilk günlerinde bir güvercin kadar kıpır kıpır olan romantizm duyguları bir anda yere serilir.

İngiltere’de beş bin çift üzerinde yapılan bir araştırmada evde kumandanın kontrolünden, dışarıda el ele dolaşmaya kadar bir çok konuda kadın ve erkeklerin aynı oranda haklı olduklarını iddia ettikleri görüldü. Yüzde 80′den fazlası kumanda bende olmalı derken, bir yıldan sonra erkeklerin bunu gereksiz görmeleri sonucunda el ele dolaşanların sayısı ise iki elin parmaklarını geçmiyor.

Kaynak: e-güzellik