Botoksun Yeni Rakibi Mezolifting

Yıpranma ve yaşlanma süreci kendini en çok yüz cildimizde kuruma, kırışma ve sarkma olarak gösterir. Cildin ihtiyacı vitamin, mineral ve önemli yapı elemanlarını yine cildin içine vererek ciltte hızlı ve kalıcı bir yenilenme sürecini başlatabiliyoruz.

Yüz Mezoterapisi (Mezolifting, Vitamin Enjeksiyonu) kimlere uygulanır?

Güneşe ve solaryuma çok sık maruz kalan, sigara ve/veya alkol kullanan, yoğun çalışma temposu nedeniyle cildine özen göstermemiş kişiler bu uygulama için uygundurlar. Herhangi bir cinsiyet ya da yaş kısıtlaması yoktur.

Mezolifting hangi bölgelere uygulanır?
Yüz mezoterapisi yanaklar, alın, göz kenarları, üst dudaklar, çene, boyun ve dekolte bölgesine olduğu gibi el sırtına da uygulanabilir.

Mezoliftingde kullanılan ilaçlar ne gibi maddeler içerir?

1. Somon balığından elde edilen DNA.

2. Hyaluronik asit ve kök hücre: Yüz mezoterapisinde kullanılan bu madde insan dokusunda yaygın şekilde bulunan doğal bir polimerdir. Bu madde suyu emerek şişer ve dokuda nem ve elastikiyet sağlar.

3. Vitaminler: Vitamin A deri gelişimini kontrol eder. Yaşla birlikte incelen deriyi düzeltir. Vitamin E ise dokuları zararlı maddelerden koruyan bir antioksidandır. Vitamin C kollajen sentezini uyarır. Deri renk hücrelerinin üretimini yavaşlatır. Vitamin B deriyi besler, dokuların biyolojik dengesini düzenler. Vitamin K dokuların kan dolaşımını düzenler.

4. Aminoasitler: Proteinlerin yapı elemanıdır. Dokuların gelişiminde rol oynarlar. Aminoasitler yaşla ortaya çıkan doku hasarını onarır ve düzenlerler.

5;Mineral tuzlar: Hücrelerin pek çok yaşamsal faaliyetlerinde düzenleyici ve destekleyici rolleri vardır. Yüz mezoterapisinde bunlar dokuların metabolizmasını iyileştirirler.

6. Koenzimler: Dokuların biokimyasal reaksiyonlarını düzenler. Dokuların yenilenme hızını arttırırlar.

7. Nükleik asitler: Derinin temel protein sentezini desteklerler. Yeni oluşan proteinler de cildin bağ dokusuna destek verir.

8. DMAE (Dimetil amino etanol): DMAE son yıllarda kullanıma girmiş ve yüz mezoretapisinde çok tercih edilen bir aktif maddedir. Başlıca etkisi cilt sarkmalarını ortadan kaldırması yönündedir. Çeşitli vitaminler, antioksidanlar, DMAE(Dimetil Amino Etanol) ve düşük konsantrasyonlu hyaluronik asit gibi maddelerin kombinasyonu uygulanır.

Mezolifting nasıl uygulanır?
Uygulama 30 Gauge’lik çok ince iğneler ve yüze özel Pistor 4 mezoterapi tabancası ile birçok noktadan cilt altı dokuya ilaç karışımının verilmesi şeklinde yapılır. Seanslar yaklaşık 15–20 dakika sürer.

Mezolifting kaç seans uygulanır ve seans aralıkları nedir?
Seans sayısı ve uygulama aralıkları kişinin yaşı ve cildinin ihtiyacına göre değişmektedir. Genellikle bir kür 4–6 seanstan oluşmaktadır ve uygulama aralığı 2 -3 hafta arasında değişebilmektedir. Mezolift sırasında ağrı olmamaktadır ağrı eşiği düşük hastalarda lokal anestezik kremler kullanılabilir.

Kaynak: e-güzellik

Türkler Burun Estetiğinde İlk Üçte

Dr. Joseph M. Gryskiewicz, Dünyanın önde gelen plastik cerrahları, plastik cerrahi alanındaki yeni gelişmeleri, Hilton Oteli’nde düzenlenen ve 26 Haziran’a kadar sürecek ”İstanbul Uluslararası Rhinoplasti Kursu”, ”3. Uluslararası Avrasya Estetik Cerrahi Kursu” ve ”İstanbul Uluslararası Rinoplasti Sempozyumu”nda Türk meslektaşlarıyla paylaşıyor. Canlı ameliyatlar ve workshoplar gerçekleştirilen ”İstanbul Uluslararası Rhinoplasti Kursu” hakkında bilgi veren Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Kahveci, kursu, Amerikan Rhinoplasti Derneği ile ortaklaşa düzenlediklerini söyledi.

Amerikan Rhinoplasti Derneği Başkanı Dr. Joseph M. Gryskiewicz da kursun, burun estetiği açısından kilometre taşı olduğunu belirterek, derneklerinin ilk defa yurt dışında bir ülkede iş birliği yaparak, bir organizasyon gerçekleştirdiklerini anlattı.

TÜRKİYE SON TEKNOLOJİLERİ TAKİP EDİYOR

Rhinoplasti konusunda birçok yeni tekniğin de burada tartışıldığını söyleyen Gryskiewicz, “Biz de Türk rinoplasti doktorlarından bu kurs dolayısıyla birçok şey öğreniyoruz” dedi.

Gryskiewicz, Türkiye’nin burun estetiği konusunda son teknolojileri de takip ettiğini dile getirerek, ”Bugün üç canlı ameliyat gösterildi. Dolayısıyla burada olan bütün doktorlar çok şanslı, çünkü şu an rinoplasti ameliyatının başkentindeyiz” diye konuştu.

Prof. Dr. Onur Erol da burun ameliyatının, Türkiye’de yapılan estetik ameliyatlarının başında geldiğini belirterek, bu bakımdan Türk cerrahların en çok uzmanlaşmak istedikleri alanın da rinoplasti olduğunu dile getirdi.

‘TÜRKİYE’DE ESTETİK CERRAH VAR MI?’ DİYE SORMUŞLAR

Erol, Türk doktorların rinoplasti konusunda tecrübelerinin çok fazla arttığını ifade ederek, Türk doktorların artık yurt dışında isim yapmaya başladıklarını anlattı. Türk plastik cerrahların artık dünyada da önemli bir yer teşkil ettiğini vurgulayan Erol, yıllar önce ABD’nin Florida eyaletine bir program için gittiğinde kendisine ”Türkiye’de estetik cerrahı var mı?” diye sorulduğunu ve bu duruma çok üzüldüğünü ancak artık işlerin değiştiğini belirtti.

Kaynak: www.haber3.com

Kadınlar Göğüs Büyütmeye Para Harcıyor

Yapılan araştırmalar, her yıl estetik ve güzellik için harcanan milyarlarca doların büyük bölümünün göğüs büyütme estetiği ameliyatları ile burun düzeltme operasyonlarına harcandığını ortaya çıkardı.

Alman Bild Gazetesi’nin haberine göre en çok göğüs büyütmek için estetik ameliyat yaptırılıyor. İkinci sırada ise burun operasyonları geliyor.

– Estetik ameliyatlarda 3’üncü sırayı yağ aldırma operasyonları alıyor.

– Yüz germe ameliyatları 4’üncü, karın biçimlendirme ameliyatları ise 5’inci sırada.

– Estetik ameliyatları yüzde 40 ile en çok 19-40 yaş grubundaki kadınlar tarafından yaptırılıyor.

– 35-50 yaş grubu aralığında ise en çok rağbet edilen ameliyat yüzde 51 ile yağ aldırma.

Kaynak: e-güzellik

Orta Yaş izlerini Silin

DİŞ ESTETİĞİ
Yüzünüzdeki yaşlanma belirtilerinin önemli bir kısmının dişlerinizdeki değişimden kaynaklandığını biliyor muydunuz? Diş hekimi Dr. Tankut Gürsoy, “Yaşla beraber dişler de yıpranır ve çene geriye doğru gider. Bu da yüzün giderek daha çökük görünmesine neden olur. Dişlerdeki aşınma ve eksiklikler, alt yüzde düşme yaparak kişiye yaşlı bir ifade verir” diye açıklıyor.

DUDAK İÇİN DE ETKİLİ
Eğer yüzünüzdeki değişimle ilgili bir şeyler yapma ihtiyacı duyuyorsanız ilk müdahale etmeniz gereken yer dişleriniz olmalı. Başka bir deyişle, bir dermatolog veya estetik cerrahtan önce diş hekimine başvurmalısınız. Estetik diş hekimliği konusunda uzmanlaşmış doktorlar, yanaklara hacim vermek, yaşla beraber incelen dudakların daha dolgun görünmesini sağlamak ve yüzde oluşan çöküklüğü gidermek için alt ve üst dişlere kaplama yapıyor.

Bu aynı zamanda yaşla beraber aşağı sarkan dudak kenarlarında da kaldırma etkisi yaratıyor. Dr. Gürsoy, “Bu sayede bir anda daha genç görünmeye başlarsınız. En güzeli de, operasyon sonrası yapma bebek gibi görünmezsiniz ve kimse nasıl gençleştiğinizi anlayamaz” diyor.

KÖK HÜCRE TEDAVİSİ
Son yıllarda giderek yaygınlaşan bu tedavi için önce karın veya bacak bölgesinden bir miktar yağ alınıyor. Sonra, özel bir işlemden geçirilerek içindeki kök hücreler ayrıştırılıyor ve kök hücrece zenginleştirilmiş yağ, yüze enjekte ediliyor. Op. Dr. Tunç Tiryaki, “Bu yağ dokusu kendini besleyebildiği ve çoğalabildiği için daha kalıcı oluyor, hem de daha az enjekte ederek yüze hacim verebiliyoruz” diyor.

YÜZ GERDİRME
Op. Dr. Osman Şenel, gerdirme işleminde yüzün yanlara doğru gerdirilmesinin yanlış olduğunu söylüyor. “Orta yaşlarda yüzün yukarı doğru gerilmesi daha doğrudur. Macs Lift adı verilen tekniklerle, yanaklarınızı kulaklarınızın hizasından yukarı, şakaklara doğru çektiğinizde bu ameliyatın yüzünüzde yaratacağı etkiyi görebilirsiniz. Boyun bölgesinde sarkma olmayan hastalarda son derece iyi sonuç veriyor. Mid Face Lift olarak bilinen diğer teknikte ise, saç içinden veya alt gözkapağının içinden yüze şekil veriliyor” diyor.

DOLGU ENJEKSİYONU
Dr. Mustafa Karataş, cerrahi olmayan yöntemler arasında en etkilisinin Thermage sistemi olduğunu söylüyor. “Thermage, cildi sıkılaştırdığı için tüm dokuların doğru yerde kalmasını sağlıyor. Yüz ovalinde değişiklikler ve çökme gibi sorunlarla gelen hastalarıma önce Thermage tedavisi uyguluyorum, ardından gerekiyorsa dolgu enjeksiyonu yapıyorum” diyor. Dr. Karataş, 35 yaşlarında başlanan Thermage tedavisinin, beş- altı sene boyunca etkisini koruduğunu, daha ileri yaşlarda ise bu sürenin iki sene civarına düştüğünü söylüyor.

YAĞ EKLEME
Op. Dr. Teoman Doğan, orta yaşlı kadınlardaki en büyük sorunun, derinin sarkmasından ziyade, yüzdeki yağ dokusunun azalmasıyla meydana gelen hacim kaybı olduğunu söylüyor. “Derinin altındaki yağ dokusunu yerine koyduğunuzda yüze büyülü bir el dokunmuş gibi görünüyor.

Yağ enjeksiyonu yeterli olmadığında yüzü daha derin bir seviyeden kaldırmak gerekebiliyor, bu durumda Endoskopik Lift denen bir teknik uyguluyorum. Bu işlenmde, şakaktan küçük bir kesiyle girip, yüzü kemik seviyesinden çekerek tek parça halinde kemiğin üzerine doğal bir şekilde tutturuyoruz” diyor.

ÜÇ BOYUTLU İŞLEM
Op. Dr. Hüseyin Güner yüzü sıkılaştırmak ve kaldırma etkisi yaratmak için cildin bütün katmanlarına etki eden üç boyutlu bir tedavi uyguladığını söylüyor. “Sadece tek bir seans yapılan Slim Lipo lazer uygulaması sırasında, sistemin cilt altına etki etmesi için çenede ve sağ ile sol kulak arkasında iğne deliği büyüklüğünde üç nokta açılıyor.

Lokal anestezi ile yapılan ve yaklaşık 40 dakika süren işlem, çene altındaki fazla yağları yok ediyor, boyun hattını belirginleştiriyor ve kas dokusunun sıkılaşmasını sağlıyor.

Bu tedaviyle aynı gün veya birkaç gün sonra, cildin kalitesini artırmak için hyalüronik asit enjeksiyonu uyguluyorum. Yine bir seans yeterli. Ama dolgu maddelerinden veya mezoterapiden farklı olarak bu maddeyi sıvı haliyle enjekte ediyorum.

Son olarak, cildin en üst katmanındaki lekeler, ince çizgiler ve kırışıklıklar gibi sorunları fraksiyonel lazer tedavisi ile tedavi ediyorum” diyor. Op. Dr. Güner’e göre bu üç boyutlu tedavinin cilt üzerinde harika bir etkisi var.

Kaynak: www.caferuj.com

Yeni Trend Bekârlığa Veda Estetiği…

EVLİLİK ÖNCESİ GELİN ADAYLARI ESTETİK MERKEZLERİNE KOŞUYOR!

Son yıllarda moda haline gelen “Bekârlığa Veda Partisi nin yerini artık “Bekârlığa Veda Estetiği” aldı. Kusursuz bir gelin olmak isteyenler, hayal ettikleri güzellik için düğünden önce bıçak altına yatıyor. Kırışıklıklar, fazla yağlar ve göğüslerinden şikâyet eden gelin adayları artık soluğu nikâh masasından önce ameliyat masasında alıyor. Evlilik öncesi gelinlerin tercih ettiği operasyonları Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu anlatıyor.

Gelinlik alışverişine çıkmadan önce, vücutlarında beğenmedikleri bölgeleri yeniden şekillendirmek isteyen gelin adayları, en çok yüzlerinde oluşan mimik kırışıklıkları ile kalça, basen ve bel bölgesindeki fazla yağlardan kurtulmak için estetik operasyona başvuruyor. Küçük veya sarkmış göğüsten şikâyet eden bayanlar ise, gelinliği iyi taşımak için göğüs büyütme veya dikleştirme operasyonlarına yöneliyor.

Düğün öncesi estetik operasyonlarla ilgili bilgi veren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, ayrıca evlilik hazırlığında olan bayanların, gözaltı torbalarından kurtulmak için de estetik operasyona başvurduğunu belirtiyor.

Bekârlığa veda estetiğinde zamanlamanın önemli olduğunu kaydeden Kışlaoğlu, bazı yöntemlerde iyileşme süresinin uzunluğu göz önüne alınarak, burun ameliyatının düğünden 2 ay kadar önce yapılması gerektiğini hatırlattı. Göz kapağı ameliyatı için de yine aynı süre gerektiğine değinen Kışlaoğlu, göğüs büyütme ameliyatı yaptırmak isteyen bir gelin adayının ise düğünden yaklaşık 1 ay önce operasyona başvurması gerektiğini vurguladı.

30 Dakikada Burun Estetiği!

Düğünden 2 ay önce uygulanması gereken operasyonların yanı sıra, açılımı Minimal Girişimle Burun Estetiği olan MİR yöntemi ile 30 dk. gibi bir sürede burnunuza hayal ettiğiniz şekil verilebiliyor. Prof. Kışlaoğlu, bu operasyondan çıkan hastanın 4–5 saat sonra evine dönebileceğini belirtiyor. MİR tekniği ile yapılan operasyon sonrası kişi sosyal hayatına daha çabuk döndüğünden düğün öncesi burun ameliyatı için genellikle bu yöntem tercih ediliyor.

Ameliyattan Korkanlar İçin Dolgu Yöntemi İdeal

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, düğün öncesi hokka gibi bir buruna sahip olmak isteyip ameliyattan korkan gelin adayları için “dolgu maddesi” ile 8 aylık veya 2 senelik yeni bir burun oluşturuyor. Dolgu maddesi süresinin, kullanılan maddelerinin dayanıklılık süreleri olduğunu belirten Kışlaoğlu, maddenin vücut tarafından emilip burnun yavaş yavaş eski şekline döneceğini ifade ediyor. Dolguyla burun estetiği 5–10 dk. içinde yapılabilecek bir yöntem.

Gelinlikte Göğüs Dekoltesi ve Yüz

Gelinlikle kusursuz görünmek için özellikle yüz ve göğüslerinin çok iyi olmasını isteyen gelin adayları, güzel bir yüz için mimik kırışıklığı, kaş kaldırma, göz kapağı operasyonlarına başvuruyor ve gelinliği iyi taşımak için göğüslerinin dikleştirilmesini, küçültülmesini veya büyütülmesini istiyor.

Meme protezi ameliyatı genel anestezi ile hastane şartlarında yapılan bir operasyon. Meme başındaki renkli yuvarlağın kenarından girilerek silikon memenin arkasına yerleştiriliyor. Doğal bir görüntü elde etmek için içi jel olan protezler tercih ediliyor. Ameliyat sonrası hiç iz kalmazken protezi değiştirmeye gerek kalmadan ömür boyu kullanabiliyorsunuz.

Hasta, operasyon sonrası aynı gün hastaneden ayrılıp eve dönebilir. 2–3 günlük bir dinlenme sürecinden sonra normal hayata devam edebilir. Bir ay sonra meme tamamen doğal bir görüntü kazanır. Dokunulduğunda normal bir memeden hiçbir farkı yoktur.

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göğüs dikleştirme ameliyatlarında göğsün forma girmesi vakit aldığı için 3–4 ay önce yapılmasının uygun olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kışlaoğlu, yüz bölgesine veya göğüslere uygulanacak operasyonlar için bayanların, ameliyat ve düğün arasındaki zamanlamaya dikkat etmesi durumunda balayında herhangi bir sorunla karşılaşmayacaklarını ifade etti.

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Kaynak: www.hekimce.com

Sihirli Dokunuşlarla Her Yaşta Güzellik!

Gelişen estetik cerrahi kadınların 20 ila 50 yaş arasındaki tüm estetik kaygılarında imdadına yetişiyor. 20’li yaşlardaki gençler aknelerinden, 30’lu yaşlar sarkan göz kapaklarından, 40’larını yaşayanlar yaşlılık belirtilerinden, 50 yaş ve üzerindekilerse sarkmalardan küçük estetik girişimlerle kolayca kurtulabiliyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, kişilerin yaşlarına göre uygulanan estetik operasyonları anlattı.

20’li Yaşlarda Akne ve Mor Halkalardan Kurtulun!

Göz çevresinde mor halkalar ve torbalara veda edin:

Gençliliğin getirdiği enerjiyle haftada birkaç gece arkadaşlarınızla dışarı çıkıyorsunuz ama en büyük sorununuz ertesi sabah gözaltlarınızda oluşan mor halkalar. Prof. Dr. Kışlaoğlu, yeni nesil lazer sistemlerinden biri olan IPL’ nin bu bölgede oluşan pigmentasyon sorununu hafiflettiğini ve dolaşımı artırdığını belirtiyor. Bu uygulama kolajen üretimini tetikleyerek gözaltındaki derinin daha gergin görünmesini sağlıyor. Kışlaoğlu gözaltı torbaları için de bir damla botoks enjeksiyonu öneriyor.

Aknelerden kurtulun:

Akne izlerini hafifletmek için lazer ve peelingin birlikte uygulandığını söyleyen Kışlaoğlu, sonucun oldukça başarılı olduğunu belirtiyor. Ciltte %70 oranında düzelme görülen bu uygulamada peelingin içindeki laktik asit cildi ölü hücrelerden arındırırken akneye yol açan bakterileri öldürüyor.

İfadenizi yumuşatın:

Eğer çene hattınızın çok köşeli olduğunu düşünüyorsanız, botoks enjeksiyonu ile çok daha kadınsı ve yumuşak bir görünüme sahip olabilirsiniz.

30′lu Yaşlarda Çizgiler ve Güneş Lekelerinden Kurtulun!

Pürüzsüz bir cilt için: 30′lara geldiğinizde güneş ışınları, hormonal değişiklikler veya kötü beslenme nedeniyle cilt cansızlaşır. Lazer ve peeling ile cildinize ihtiyacı olan tazeliği ve güzelliği geri kazandırabilirsiniz.

Göz kapakları yer çekimine yenilmesin:

Bu yaşlarda göz kapaklarında oluşan sarkma için Blepharoplasty yöntemini öneren Prof. Dr. Kışlaoğlu, bu işlemin hem tek olarak hem de yüz germe ya da kaş kaldırma gibi diğer yüz operasyonlarıyla birlikte uygulanabileceğini belirtiyor.

Güneş lekelerinden kurtulun:

Ciltteki güneş lekelerini silmenin en etkili yolu lazer yöntemi, uzman kontrolünde laktik veya glikolik asit içeren peelinglerle kombine edilebilir.

Yaşlılık belirtisi çizgilere veda edin:

Düzenli peelingle gözeneklerin, ince kırışıklıkların ve akne izlerinin azaltılabileceğini belirten Kışlaoğlu, ince kırışıklıklar için küçük dozlarda yapılan botoks enjeksiyonunu öneriyor.

40’lı Yaşlarda Göz Çevresi ve Dekolte Bölgesini Yenileyin…

Bakışlarınıza gençlik katın:

İlk yaşlanma belirtilerinin göz çevresinde başladığının altını çizen Prof. Dr. Kışlaoğlu, çeşitli yöntemlerle eskisinden daha genç bir göz çevresine kavuşmanın mümkün olduğunu müjdeliyor. Göz çevresinde belirgin ölçüde elastikiyet kaybı olanlar botoks enjeksiyonlarıyla sorunu hafifletebilir ya da kaşlarını kaldırmak için estetik cerrahiye başvurabilir. Kaşların gençlik yıllarındaki yere geri çekilmeleri, gözlerin açılması ve daha az yorgun görünmelerini sağlar.

Yanaklar ve elmacık kemiklerini şekillendirin:

”Yaşla beraber, özellikle yanak bölgesinde belirgin bir hacim kaybı yaşanır ve bu durum yorgun görünmenize neden olur. Sorunu çözmek için botoks ya da yanak estetiğini seçebilirsiniz” diyen Kışlaoğlu, elmacık kemiklerinin gerekli büyüklük ve şekilde gelişmemiş olmasının yanak üzerinde yapılacak işlemi başarısız hale getireceğini belirtti. Elmacık kemiği üzerinde uygulanan estetik girişimler bir yüzün güzelliğini aniden ve çok belirgin bir ölçüde etkiliyor. Çene kemiğinde olduğu gibi elmacık kemiği için hazırlanan ve istendiği gibi şekil verilerek kullanılan elmacık kemiği protezleri de operasyonu kolaylaştırıyor.

Mimik çizgilerine botoks:

Alın bölgenizde oluşan kalıcı çizgileri dolgu maddesi enjeksiyonları ile silebilir, dolgu maddelerinin kalıcılığını artırmak ve yeni çizgilerin oluşmasını engellemek için botoks yaptırabilirsiniz.

Dekolte bölgenizdeki çizgileri yok edin: Kadınlarda 30’lu yaşlardan itibaren boynun orta hattında bazı çizgilenmeler oluşur. Bu çizgilerden botoks yardımıyla kurtulabileceğinizi belirten Kışlaoğlu, bu tür botoks ve enjeksiyon uygulamalarını genç yaşta uygulatmanın daha kalıcı sonuçlar verdiği konusunda uyarıyor.

50’li Yaşlarda Sarkmalara Karşı Önlem Alın…

Boynunuzu ihmal etmeyin:

Yaşı en çok ele veren yerlerden birinin boyun bölgesi olduğunu belirten Kışlaoğlu, buradaki derinin yüze göre daha hassas ve ince olduğunu vurguluyor. Yaş ve geçen zamanın etkisi ile yerçekimine yenik düşen bu bölge sarkma ve gevşeklikle birleşince, özellikle de açık kıyafetlerin giyildiği yaz mevsiminde estetik olmayan bir görüntü oluşturur.

Boyun estetiğinde uygulanan başlıca yöntemleri şöyle sıralayabiliriz:

Boyun germe:

Boyundaki fazla birikmiş yağ alınıyor ve sarkmış kas yapısı toparlanıyor. Deri altından germe işlemi yapılarak fazla deri çıkarılıyor ve bu bölgenin daha gergin olması sağlanıyor.

Yağ enjeksiyonu:

Bu bölgede yan tarafa doğru uzanan çizgilere ince yağ ve kolajen enjeksiyonları yapılıyor.

Botoks:

Botoksla boyunda oluşan çizgilerin giderilmesi sağlanıyor ancak bu çeşit botoks ve enjeksiyon uygulamalarını genç yaşta uygulatmak daha kalıcı sonuçlar veriyor.

Gözlerinizi 20’li yaşlarınıza döndürün:

50′li yaşlarda göz çevrenizdeki hassas deri elastikiyetini kaybeder. Bu sorunun en etkili çözümü ise ameliyatla göz çevresindeki fazla derinin ve yağın alınmasıdır.

Gerdirme işlemi:

50′li yaşların kadınların estetik müdahalelere en çok başvurdukları dönem olduğunu söyleyen Kışlaoğlu, neşter altına yatmamakta kararlı olanlar için lazer sistemleri ile cildin elastikiyetinin artırılabileceğini belirtiyor.

Dolgun dudaklar:

Dudaklar da geçen zamanla beraber güzelliğini ve dolgunluğunu kaybeder. Dudaklarınıza eski görüntüsünü geri vermek için dolgu maddelerinden faydalanabilirsiniz.

Çeneyi askıya alın:

İple asma yöntemi, başta çene ve boyun olmak üzere yüzün her bölgesinde kullanılabiliyor ve etkisi 1–2 sene sürüyor. Bu basit operasyon, lokal anestezi ile yarım saatte yapılıyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu

Kaynak: www.hekimce.com

Mükemmel Bir Dekolte Yürek Hoplatır..

Bu yaz mükemmel bir dekolte ile herkesin yüreğini hoplatmak istemez misiniz?

İşte avokadolu dekolte maskesi ile bu yaz güzelliğinizin keyfine varabilirsiniz…

AVOKADOLU DEKOLTE MASKESİ
Malzemeler:

30 gr. süzme bal, 1 tatlı kaşığı limon suyu, 2 yumurta akı, 1/2 tatlı kaşığı tatlı badem yağı

Nasıl Uygulanır?

Soyduğunuz avokadoyu kabın içinde iyice ezerek püre haline getirin. Ardından 30 gram balı ve bir tatlı kaşığı limon suyunu içine ekleyerek karıştırın. Ayrı bir kapta çırptığınız yumurta sarısını da içine ekleyin. Yarım tatlı kaşığı badem yağını da karıştırma işlemi süresince azar azar ekleyin. Badem yağının içerdiği E vitamini, cildinizi besleyip parlaklık kazanmasına yardımcı olur. Son olarak bu karışımı dekolte bölgenize uygulayın.

(Kadınvekadın)

Genç ve Diri Bir Cilde Merhaba

Deri vücudumuzdaki en büyük organdır. Tüm vücudu kaplamakla görevlidir ve dış etkenlere en çok maruz kalan organdır. Deri iki tabakadan oluşur: Üst tabaka (epidermis) ve alt tabaka (dermis). Cildin de bir metabolizması olduğu unutulmamalıdır.
Metabolizma nedir?
Cildin metabolizması, tabakaların yenilenme…si, hücrelerin bölünmesi ve böylece cildin kendin, sürekli diri, taze ve genç tutmasıdır.

Neden cilt bakımı yaptırmalıyız?
Cildin özelliklerini, metabolizmayı, fonksiyonlarını, dış etkenlere karşı korunmasını, kullandığımız ürünlerin daha iyi etki etmesini cilt bakımı sağlamaktadır.

Oksijen + C Vitamini kürü
Nüket Uluç’un uyguladığı yoğun kürlerden oksijen + C vitamini küründe oksijen, cildin nefes almasını sağlar; metabolizmayı harekete geçirip kan dolaşımı ile birlikte cildi dış etkenlerden koruyup yaşlanmayı hızla durdurmak rolünü üstlenir.

C vitamini, doku oluşumuna katkısı olan, hücreleri bir arada tutan kolajenin oluşması ve korunması için en gerekli vitamindir.

Oksijen ve C vitamininin etkileri
Bu tedavi, cildin yenilenmesinde ve tekrar yapılanmasında, elastikiyeti (lifting) artırmada ce kolajen (anti-aging) üretiminde en etkili işlemdir.

Cildin elastikiyeti azaldıkça, ciltte gevşemeler, sarkmalar; ciltteki kolajen azaldıkça da yaşlılık ve kırışıklık görülmektedir.

C vitamini hem antioksidan görevi görür, hem de zarar görmüş cildi tamir eder. Aynı zamanda kan dolaşımıyla birlikte, mikrosirkülasyonla cilde besin, oksijen taşır.

Yani oksijen + C vitamini,

Hızlı kolajen üretimi sağlar.
Zarar görmüş cildi yeniler.
Yaşlanan cildi gençleştirir.
Cildi korur.
Cildin nem ve su kapasitesini arttırır.
Yüzdeki yorgunlukların yok olmasını sağlar.
Cilde diri, canlı bir görünüm, yüzünüze renk kazandırır.

Tedavi nasıl yapılır?
İşlem, kendi özel ürünleri, serumlar, lipozomlar ve çok özel bir aletle gerçekleştirilir.Bu alet işlemin daha derinlemesine ve iyonize yapılmasını sağlar. Böylece kullanılan ürünler deri altında bloke edilir, kaslar çalıştırılır, kırışıklıkların üzerine ütüleme yapılmış olur.

Not: Bu tedavi Botoks etkisiyapan kremlerle desteklenmektedir.

Kaynak:www.siyahruj.com

Yüz Güldüren Yöntemler…

Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklımıza tüm yüz derisinin, deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkları giderecek şekilde gerilmesi gelebilir. Ama yüzdeki kırışıklıkların hepsini sadece deriyi gererek ortadan kaldırmaya çalışmak mimiksiz bir ifade ortaya çıkarır, bu da yüze bir maske görünümü vereb…ilir. Oysa alın, göz ve dudak etrafındakı kırışıklıklar ilave metotlarla ayrıca tedavi edilebilir.
Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek başına fazla gerilmesi ile “rüzgara karşı yürüyen bir insanın yüz görünümü” ortaya çıkabilir.

Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan, SMAS denilen tabakadır. Bu tabakayla birlikte boyun ve alın adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski doğallığını ve dinamizmini kazandırır.

Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır. Bu tabakanın lifting’i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır. Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce hastayla mutlaka konuşulmalıdır.

Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?

Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling, dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda popüler olan bu kombinasyon yöntemini “Face styling” olarak adlandırıyor.

Midface-lifting: Klasik face lifting’de genellikle yüzün sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda “midface-lifting” denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir.

Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir. Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın gerilir.

Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir.

Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.

Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da “Model-lifting” diye adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.

Midi-lifting: Mini-lifting’e ilave olarak derin tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır. İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting’e nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.

Kaynak:www.siyahruj.com

Peeling ve Faydaları…

Tarih öncesi devirlerde insanlar bazı bitkileri derinin yaşlanmasına karşı tedavi edici olarak kullanmışlar.Günümüzde ise peeling uygulamalarıyla derinin en üst tabakası uzaklaştırılarak ince kırışıklıklar ortadan kaldırılabiliyor.

Yüzeysel Peeling

Yüzeysel peelingle ince kırışıklıklar yokedilirken gözün dış kısmındaki kaz ayakları ve kaşların arasındaki kırışıklıklar ortadan kaldırılamıyor. Derinin en üst tabakası bir kaç gün içinde dökülüyor ve 5-6 ay süresince ayda bir olmak üzere yüzeysel peeling uygulanmasının yapılması öneriliyor. Genel olarak bu işlem için glikolic asidvirg resorsinol ve salisilik asid gibi kimyasal maddeler kullanılıyor.

Derin Peeling (Phenol Peeling)

Derin peelin genellikle fenol (phenol) kimyasal maddesi kullanılarak yapılır. Soyma işleminden sonra kırışıklıklarda da büyük miktarda düzelme görülür. Lazer ve dermabrazyondan genellikle daha iyi sonuç veriyor. Özellikle açık tenli kişilerde tercih ediliyor çünkü işlem sorasında açık renkte lekeler kalabiliyor.

Orta Dereceli Medium Peeling

Ciildin canlılık kazanması ve pürüzsüz bir görüntüye sahip olmasında peeling oldukça etkili bir yöntem. Hem ince kırışıklıkları ortadan kaldırıyor hem de cilt lekelerini düzeltmeye yardımcı oluyor. Akne sıkarlarının ve derin kırışıklıkların tedavisinde pek de etkili değil. Ciltte sıkılaşma da sağlayan medium peelingvirg ciltte leke de bırakmıyor ve seans yarım saatte sonlanıyor.

Mikropeeling

Yüzdeki pürüzleri azaltıyor cildi yumuşatıyor gözenekleri küçültüyor ve lekeleri azaltıyor. Mikropeelingde de yüzeysel deri tabakası dökülür ama bu dökülme diğer peling yöntemlerindeki kadar belirgin olmamaktadır.

Kaynak: www.memnune.com